Özgürlük Şarkısı

Bir İzmir sabahı hava ılık rüzgar ahenkle dans ediyor.Saçlarımla flört ediyor rüzgar.Saçlarımı kısakanan kulağım kendine flört aramaya başladı.Cennetin içinden çıkma bir evden hareketli bir müzik geliyor.”Evet ”dedi kulağım “evet bu benim flörtüm olmalı”.Rüzgarda yardımcı oldu baldızına.Beni eve doğru itelemeye başladı.Evden “Çav Bella Çav Bella Çav Bella Çav Çav Çav” sesleri yükseliyordu.O kadar harikaydı ki müzik, kulağım adeta aşık olmuştu.O enfes dinlentiye ulaşması lazımdı.Kardeşleri kulağın bu isteği için birbirleriyle yarışıyorlardı.Ben onların isteklerin boyun eğmiştim.Cennetten çıkma evin içindeydim.Upuzun saçları olan, yüzü parlamaktan görünmeyen bir kadın o şarkıyı söylüyordu.Birden dilim o kadına “Huri” diyeverdi.Huri bana döndü.Ellerimi ellerinin arasına aldı bana baktı gözlerimin içine bakarak neden burda olduğumu anladı.Konuşmaya başladı:” Siyahlım kulağın kendine bir aşk arıyormuş.Bunun içinde “Çav Bella’yı seçmiş.Görüyorum ki gözlerin bu şarkının anlamını bilmiyor seni buraya kadar getiren şarkıda bir anlam gizli.Ruhun bu şarkıya ihtiyacı var çünkü.Ben sana hikayesini anlatıyım, sen zaten o zaman nedenini anlayacaksın Siyahlım.

Bir zamanlar İtalya’nın kuzeyinde Po Ovası’nda pirinç tarlalarında zor şartlarda çalışan işçilerin isyankar şarkısıydı “Çav Bella”.Bu şarkıyı sabah eşini bırakıp tarlada çalışmaya giden bir adam yazmıştır.Sizin dilinizde Siyahlım “Elveda Güzelim” demektir.Sonra gel git zaman 2.Dünya savaşı parlak verince İtalya’da önce Mussollini’ye sonra Alman işgalcilere yani Hiltler’e mücadele veren Anti-Faşist direnişler tarafından sözleri değişitirilerek marş formatında söyleniştir.Direnişin sembölü haline geldi.Anti-Faşist grupları bünyesinde toplamış olan Partizan’ların resmi marşı haline gelmiştir. Savaştan sonra da ne zaman bir esitşizlik ve haksızlık olsa bu şarkı çalmaya başlar siyahlım.Bu özgürlüğün şarkısıdır.Bu insanlığın şarkısıdır.Çünkü bir insan doğduğu an vazgeçilmez haklara sahiptir.Yaşama hakkı, eşitlik hakkı vb..Bu haklar sağlanamadığı anda bir yerlerde bu şarkı fılsıldar yavrum.”Sonra ellerini yanağıma götürdü gözlerime bakarak:”Bu şarkının seni neden bulduğunu anladın Siyahlım.Ve şimdi uyanma zamanı…”

Birden kendimi yatağımda buldum.Ne olmuştu?Rüya mıydı?Hiç bir şeyi bilmiyordum.Ama bildiğim bir şey vardı.Huri yaşama hakkı elinizden alındığı an bu şarkı çalmaya başlar demişti.Şimdi etrafıma bakıyorum.Ülkem kan ağlıyordu.Daha bi kaç gün öce evi için yola çıkan askerler ve siviller sehit edilmişti.Yaşama hakları elinden alınmıştı.Ülkemde eşitlik yoktu.Sehit olanlar ücret bakımından ya da çok sevgili(!) kapitalistlerin deyimiyle işçi kesiminden oluyor.Zengin olanlar, kan ağlayan ülkemde bu durumu sadece 10 dakikalık haberlerden izliyorlar.Sonra lüks yemeklerine devam ediyorlar.Eşitlik ve yaşama hakkı olmayan bizler bir yerler de “Çav Bella” diyenleri duyuyoruz.Peki tek duymak yeter mi?Yetmez…Sehit veriyoruz ve bir gün en yakınımızdan ya da kendimiz sehit olabiliriz.O zaman gelmeden uyanma vaktidir.Doğa bizi uyandırmadan biz uyanalım.Ne dersiniz ?Birlikte yaşamaya var mısınız?

 

Bir önceki yazımız olan Kurtlar Vadisi Pusu 281.bölüm başlıklı makalemizde kurtlar vadisi ve kurtlar vadisi pusu hakkında bilgiler verilmektedir.

türkçe mirc indir
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Web sitemiz kullanıcılarımıza Google arama motoru aracılığıyla; sohbet, sohbet odaları ve chat aramaları konusunda yayın yapmaktadır. We love Google